Trade
deal-breaker
Turkish: Deal-Breaker (Anlaşmayı Bozan Unsur)
English Definition
A single term or condition that, if left unresolved, drives the parties away from the table and marks the fracture point of a negotiation. In project finance transactions a deal-breaker usually arises not from price but from where risk comes to rest: the absence of an indemnity cap, a key permit that cannot be secured before closing, or a weakness in the off-taker's credit standing are characteristic examples. Experienced negotiators surface these items at the term-sheet stage, testing whether the deal survives before incurring the cost of advanced due diligence.
Türkçe Tanım
Üzerinde uzlaşma sağlanamadığı takdirde tarafların masadan kalkmasına yol açacak, müzakerenin kırılma noktasını oluşturan tek bir hüküm ya da koşuldur. Proje finansmanı işlemlerinde deal-breaker çoğu zaman fiyattan değil, riskin nerede durduğundan doğar; tazminat tavanının olmayışı, kilit izinlerin kapanış öncesi elde edilememesi ya da off-taker'ın kredi kalitesindeki bir zayıflık bunların tipik örnekleridir. Deneyimli müzakereciler bu unsurları term sheet aşamasında yüzeye çıkararak, ilerlemiş due diligence maliyetine katlanmadan önce anlaşmanın yürüyüp yürümeyeceğini test eder.