Sözleşmeler

Koşulluluk (Conditionality)

İngilizce: conditionality

Türkçe Tanım

Bir finansmanın kullandırılmasının, borçlunun belirli politika, reform ya da performans şartlarını yerine getirmesine bağlanması ilkesidir; özellikle uluslararası finans kuruluşlarının ve kalkınma bankalarının kredilerinde belirgindir. Kullandırım çoğu zaman dilimlere bölünür ve her dilim, kararlaştırılan yapısal reformların ya da ödeme bağlantılı göstergelerin (disbursement-linked indicators) gerçekleşmesine koşullanır. Uygulayıcı için bunun anlamı, kredinin sadece bir finansal araç değil, aynı zamanda bir davranış değiştirme mekanizması olmasıdır; koşulluluğun sertliği, borç verenin risk iştahı kadar egemen borçlunun politika alanına müdahale kapasitesini de yansıtır.

English Definition

The principle of making the disbursement of financing contingent on the borrower meeting specified policy, reform or performance requirements, most pronounced in the lending of international financial institutions and development banks. Disbursement is often split into tranches, each conditioned on the realisation of agreed structural reforms or disbursement-linked indicators. For the practitioner this means the loan is not merely a financial instrument but a mechanism for changing behaviour; the severity of conditionality reflects the lender's risk appetite as much as its capacity to intrude on a sovereign borrower's policy space.