Muhasebe
Nasafet Hukuku Kapsamında (In Equity)
İngilizce: in equity
Türkçe Tanım
Bir hakkın ya da hukuki çözümün, katı yazılı hukuk kuralları (common law) yerine, adaletin ve hakkaniyetin gerektirdiği esaslara dayanan nasafet (equity) hukukuna göre değerlendirilmesini ifade eder; ihtiyati tedbir, aynen ifa ve rehin fekki gibi çareler bu geleneğin ürünüdür. Anglo-Sakson sistemlerde bir talebin hukuken mi yoksa nasafeten mi ileri sürüldüğü, tanınacak çarenin niteliğini belirler. Proje finansmanında teminat hukuku büyük ölçüde nasafet temelli kavramlara (equitable mortgage, equitable charge) dayandığından, teminatın tescil edilmemesi halinde alacaklının yalnızca nasafeten korunması, öncelik sırasında zayıf düşmesine yol açabilir.
English Definition
The evaluation of a right or remedy under equity — grounded in the requirements of justice and fairness rather than the strict rules of the common law — a tradition that produced remedies such as injunction, specific performance, and redemption. In common-law systems, whether a claim is asserted at law or in equity determines the nature of the remedy available. In project finance, because security law rests heavily on equity-based concepts (the equitable mortgage, the equitable charge), a creditor left with only equitable protection where security has not been registered can be weakened in the order of priority.