Finans

Likidite (Liquidity)

İngilizce: liquidity

Türkçe Tanım

Bir varlığın fiyatında kayda değer taviz vermeksizin makul sürede nakde dönüştürülebilme kabiliyetini, kurumsal düzeyde ise işletmenin vadesi gelen yükümlülüklerini karşılamaya yetecek kullanılabilir fonu bulundurma derecesini ifade eder. Proje finansmanında likidite yalnızca bilançodaki nakit değil; çekilmemiş kredi taahhütleri, borç servis rezerv hesabı ve sponsorun likidite desteği taahhütleri gibi katmanların toplamıdır. Kredi verenler, gelirin dalgalandığı dönemlerde temerrüdü önleyen asıl tamponun bu rezerv katmanları olduğunu bildiğinden, covenant paketini çoğu zaman kâr değil likidite eşiği üzerinden kalibre eder.

English Definition

The capacity of an asset to be converted into cash within a reasonable period without a material concession on price, and, at the entity level, the degree to which a business holds funds available to meet obligations as they fall due. In a project financing, liquidity is not merely balance-sheet cash but the sum of undrawn commitments, the debt service reserve account and sponsor liquidity undertakings. Because lenders know that these reserve layers, rather than reported earnings, are what actually prevent default when revenue is volatile, covenants are frequently calibrated to a liquidity threshold rather than to profit.