Finans
Karşılık Ayırma (Provisioning)
İngilizce: provisioning
Türkçe Tanım
Bir kurumun, gelecekte gerçekleşmesi muhtemel zarar ve yükümlülükler için muhasebe kayıtlarında önceden karşılık oluşturma sürecini ve politikasını ifade eder; kredi kayıplarından garantilere, davalardan varlık değer düşüklüklerine kadar geniş bir alanı kapsar. İhtiyatlılık ilkesinin operasyonel karşılığıdır ve beklenen zararı, gerçekleştiği döneme değil, öngörüldüğü döneme yükler. Bankacılıkta karşılık ayırma politikası kârlılık ile sermaye arasındaki gerilimin tam merkezinde durur; nitekim beklenen kredi zararı çerçevelerine geçiş, kredinin sorunlu hale gelmesini beklemek yerine kullandırım anından itibaren ileriye dönük karşılık ayırmayı zorunlu kılarak, kredi büyümesinin erken dönem sermaye maliyetini yükseltmiştir.
English Definition
The process and policy by which an institution establishes, in advance, accounting provisions for losses and obligations likely to occur in the future, spanning credit losses, guarantees, litigation, and asset impairments. It is the operational expression of the prudence principle, charging expected loss to the period in which it is foreseen rather than the period in which it materializes. In banking, provisioning policy sits at the center of the tension between profitability and capital; the move to expected-credit-loss frameworks, by requiring forward-looking provisions from the moment of disbursement rather than after a loan turns non-performing, has raised the early-period capital cost of credit growth.