Finans
Ödeme Gücü (Solvency)
İngilizce: solvency
Türkçe Tanım
Bir kuruluşun toplam varlıklarının toplam yükümlülüklerini aşması, yani tüm borçlarını uzun vadede karşılayabilecek net pozitif öz kaynağa sahip olması durumunu niteler. Likiditeden ayrımı kritiktir: likidite kısa vadeli ödeme kabiliyetini, ödeme gücü ise uzun vadeli varlık-yükümlülük dengesini ölçer, ve bir kuruluş ödeme gücünü korurken likidite darboğazına, ya da likit görünürken fiilen batık olabilir. Proje finansmanında bu ayrım covenant tasarımına yansır; kredi verenler tek bir orana değil, hem borç servis kapasitesine hem de öz kaynak yeterliliğine ayrı ayrı bağlanan iki kademeli bir kısıt paketine güvenir.
English Definition
The condition in which an entity's total assets exceed its total liabilities — that is, it holds net positive equity sufficient to meet all its obligations over the long run. Its distinction from liquidity is critical: liquidity measures short-term capacity to pay, solvency the long-term balance of assets and liabilities, and an entity can be solvent yet caught in a liquidity squeeze, or appear liquid while effectively insolvent. In project finance this distinction shapes covenant design; lenders rely not on a single ratio but on a two-tier constraint package tied separately to debt-service capacity and to equity adequacy.